|
İLÇEMİZ VE KÖYÜMÜZÜN TARİHTEKİ YERİ
Selçuklular zamanında ilçemiz Saltukoğulları Beyliğine bağlı olarak kalmış bu durum Moğol istilasına kadar devam ederek, istila sonrası Moğollara bağlanmış, daha sonra Fatih Sultan Mehmetin Trabzonu fethiyle ilçe civarları da Osmanlı sınırlarına dahil olmuştur. 15. yüzyıl ortalarında Ahıska, Şavşat, Çıldır, Ardanuç, Tortum, Oltu, Olur, Yusufeli adı ile beş bölgede beş kola ayrılan Atabekler yurdu olarak ilçemiz de anılmaktadır.
Asıl buhranlı dönem, yörede 93 Harbi denilen, 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşı ile başlamıştır. Bu savaşta Doğu Cephesi komutanı Gazi Ahmet Muhtar Paşanın Rusları Zivin Gedikler Muharebesinde yenmesine rağmen bu başarısı üstün Rus kuvvetleri karşısında Osmanlı ordusu Erzuruma çekilmek zorunda kalmıştır. Ruslarla yapılan Berlin Antlaşması ile Batum, Kars, Ardahan, Eleşkirt, Doğubeyazıt, Oltu, Şenkaya ve ilçemiz dahil bölgemiz Ruslara savaş tazminatı olarak verilmiştir. 1917 yılında Rusyada çıkan Bolşevik İhtilali nedeniyle yörede bulunan Rus birlikleri birtakım ağır silah ve mühimmatı bölgedeki Ermenilere bırakarak çekilmişlerdir. Silah ve cephane yönünden güçlenen Ermeniler Oltu Sancağının Olura bağlı 26 köyünde sürekli katliam yaparak köyleri acımasızca yakıp yıkmışlardır. Bunun üzerine bölgede silahlı milisler oluşturularak yöre halkı örgütlenmiştir. Örgütlenen yöre halkı Ermenilere karşı direniş hareketleri başlatmıştır. Daha sonra 6. Tümen komutanı Yarbay Gürsel Bey komutasındaki birlikler 25 Mart 1918 de Oltuyu; aynı birlikler Olur çevresinde oluşturulan milis kuvvetleri ile birilikte 28 Mart 1918de de Olur ve civarını da düşman işgalinden kurtarmışlardır.
İlçemiz 1958 yılına kadar Oltu ilçesine bağlı bucak olarak kalmış 1958 yılında ise ilçe olmuştur.
TARİHİ ESERLER
VANK KİLİSESI ve HARABESİ
Vank kelimesi "kilise anlamına gelmektedir. Bu gün bir kilisesi ve harabelerin bulunduğu bölge böyle bir yerleşim yeri , Olur'un 25 km kuzey batısında Ulahur Boğazı - Vank deresi ve Parisor Dağlarının alçalarak Vank tepesi ili birleşim yerinde kurulmuştur. Köye 12 km yakınındaki Çataksu köyünden gidilmektedir. Uç yandan kayalıklarla çevrili kalenin sekli araziye uydurulmuş uç gen biçiminde dır. Kale içinde meydanda sarnıçlar, ambarlar yer almaktadır. Ayrıca kale yakınlarında Rum - Pontus devleti zamanında onarımlar geçirmiş birde kilise bulunmaktadır.
İki katli olarak inşa edilmiş kilisenin birinci katında Hıristiyanlığın çevrede yayılışı sırasında sert kalkerlerden yapılmış yüz kişilik bir salon bulunmaktadır. Salon , kayının oyulması ile elde edilmiştir. İçerisinde 4 şutun yerleştirilerek tavana destek verilmiştir. Sonraki tarihlerde de ( V - VI yüzyıllar ) bu kaya oyma kilisenin üzerine kesme tastan ve kireçli harçtan bazilikal tipte ikinci kat inşa edilmiştir . Bazilikanın ortası kubbelidir. Sonraları çeşitli onarımlar geçiren yapıda üzerleri çeşitli bitki motifleriyle dekore edilmiş sütun, kapı ve pencere süsleri , kilisenin sanat değerini artırmaktadır. Ayrıca Hıristiyanlıkla ilgili çeşitli freske resimler de iç duvarlarda yer almaktadır. Kilisenin çevresinde Hıristiyanlıkla ilgili çeşitli yapılarla burası bir manastır halini almıştır
TARiHi YERLER
A- Kaleler ve Gözetme Kuleleri :
Olur, eski bir geçmişe sahip olması nedeni ile tarihi bakımdan oldukça zengindir. Olur bölgesini kontrol eden bazı kale ve gözetleme kuleleri eski ve orta çağlardan kalmıştır.
Gözetleme kulesi olarak belirteceğimiz ilk yapı şimdiki Ardahan- Olur- Artvin yolunun Olur yol ayrımında ,Köprübaşı Köyündedir.Buradan Olur’a ayrılan yolun 500 m. İlerisinde sağda bir tepenin üstünde bulunan “Gözetleme Kulesi” ,Ortaçağda bu vadiyi denetleyen bir karakol görevini üstlenmiştir. Ortaçağdan kaldığı tahmin olunan diğer kale ve gözetleme kuleleri ise şu köylerde bulunmaktadır: Aşağı Karacasu (Aşağı Peneskerk), Beğendik (Pırdanos), Kaledibi, Filizli (Kâraşot), Keçili (Niyakom), Merkez Kaledibi mevkii , Oğuzkent (Horket)Atlı (Ori), Eğlek (Ortiz) , Ilıkaynak (Arkünis), Ekinlik (Oğdadap), Kaban ve Sarıbaşak (Haynes). Ancak bu kale ve gözetleme kuleleri harap bir durumdadır. Bu yapıların bir özelliği vardır ,o da her biri bir diğerini görebilecek şekilde hakim tepeler üzerine yapılmalarıdır.
|
|
|
|
|
B Pertus Ören Yeri :
Olur un 12 km . güneybatısında bulunan Eğlek (Ortiz) Köyü sınırları içerisindedir. Köyün güneydoğusunda Pertus denilen tepenin üzerindedir. Pertus Şehrinin Rum Pontus kralı Dikran tarafından kurulduğu söylenmektedir. Tam bir harabe olan ören yerinde yapıların temelleri göze çarpmaktadır .
C; Çataksu ( Tavusker) Köyü Külliyesi :
Olur ilçe merkezine 40 km. uzaklıkta bulunan Çataksu (Tavusker) köyündedir. XVII. ve XVIII.yıllarda Ahılkelek – Ahıska asıllı Türk Beylerinin Çataksu’da oturdukları bilinmektedir.XVII. yüzyılında bu beyler tarafından yaptırılmış bir saray , bir hamam ,baldanken tarzında bir türbe ve çoğunluğu ahşap malzemeden yapılmış bir cami , bu külliyeyi oluşturmaktadır.
Saray 1940 yıllarda yıkılmış hamam ise sarayın 100 m. İlerisinde bulunup derenin zaman zaman taşması neticesinde oda yıkılmıştır.
Türbe caminin 25 m. Kadar uzağında bulunmamaktadır. Dört yanı açık , altı kesme taş , üstü tuğla kemerler üzerine kubbe ile örtülmüş bir yapıdır. Ortasında Hemşin oğullarından bir kadına ait bir mezar vardır.
Cami ; birçok onarım geçirerek günümüze kadar gelmiştir. Dışarıdan basit görünen ve duvar aralarında yer yer ahşap kirişlerin bulunduğu caminin orijinal pencere şebekeleri de ahşaptır.Ahşap boyama ile süslü tavanı ,ahşap direkleri ahşap mihrabı , ahşap müezzin mahfili ile muhteşem bir yapıdır.Giriş kapısındaki kitabesinden caminin , H. 1082/M.1671 tarihinde Derviş Mehmet isimli bir şahıs tarafından yaptırıldığı anlaşılıyor.
D- Koç Heykelleri :
Olur ilçesinin beş köyünde koç heykelleri vardır.Ilıkaynak (Arkünis),Yaylabaşı (Kâmis) , Uzunharman (Haydos) , Ekinlik (Oğdadap) ve Taşgeçit (Gesmanni) köylerinde bulunan koç heykelleri , Orta Asya Türk kültürünün Anadolu’ya uzanan kültür halkasındaki eserlerden sadece bir kaçıdır.Bu koç heykellerinin içinde dikkati çekenler Yaylabaşı köyünde ve uzun harman köyünde olanlardır.Yaylabaşı köyündeki heykelde “çift başlı kartal” kabartması ,Uzunharman köyündekinde de “aslan” kabartmaları vardır.Hangi dönemlerde yapıldıklarını kesin olarak bilmediğimiz bu heykeller en kötü ihtimalle Kar Koyunlu veya Ak Koyunlulardan kalmıştır.
F Eğlek Köyü Çeşme Kitabeleri :
Olur a 12 km. mesafede bulunan Eğlek (Ortiz ) Köyünde iki çeşme kitabesi mevcuttur .Biri dikdörtgen şeklinde mermerden yapılı olup caminin yanındaki çeşmenin üstündedir. Diğeri ise , oval şeklinde mermerden olup yukarı mahallede köy sakinlerinden Cemal DURSUN un evinin önündeki çeşmeye aittir . Ancak bu kitabe yerinden sökülmüş olup evde muhafaza edilmektedir. Kitabelerin yazım tarzı ve içeriği aynıdır. Kitabelerden anlaşıldığına göre H.1266 / M.1850 yılında Havva adlı bir kadın tarafından bu çeşmeler yaptırılmıştır .Köyün yaşlılarından Ali DAĞDELEN de bu çeşmeleri Mustafa ve Osman adında iki zatın İstanbul dan bir katır yükü para getirerek yaptırdıklarını parayı da Havva adında bir kadının verdiğini belirtiyor. Caminin yanındaki çeşme halen kullanılmakta olup , yukarıdaki çeşme ise köyde çıkan bir ihtilaf sebebi ile kullanılmamaktadır.
Coğrafi Konumu
İlçemiz coğrafi konum olarak Erzurum-Artvin ve Ardahan illeri arasında bulunmaktadır.Bu konumun doğal sonucu olarak ortak kültürün yaşandığı ender ilçelerden birisidir.
İlçemiz idari olarak Erzurum'a bağlı olmasına rağmen yaşam yönü ile Artvin folklor özellikleri hakımdır. Buna karşın dil bakımından daha çok Ardahan- Posof lehçelerini andırmaktadır.
Ekonomik değeri çok olmasa da aile ekonomisine katkı sağlayacak düzeyde yöreye özgü el tezgahlarında halı, kilim, yastık, cecim, Şal ve Karnavas baş örtüsü dokumacılığı yapılmaktadır.Dokumacılığı yapılan bu ürünlerin çoğunluğu, yünlerin doğal rengi bozulmadan ve şirin ilçemizin folklorik özelliklerini Olurlu'nun el becerisiyle gelecek kuşaklara aktarmaya devam edecek
a- İlçemizin Yeri:
İlçemiz Erzurum'a 160 km uzaklıkta olup, Doğu Anadolu ile Doğu Karadeniz Bölgesi arasında yer alır. Doğusunda Ardahan-Göle, batısında Artvin-Yusufeli, kuzeyinde Artvin-Ardanuç, güneyinde Oltu ve Şenkaya ilçeleri ile çevrili, 1300 metre rakımlı, 820 km. kare yüzölçümüne sahiptir.
b- İlçenin Yeryüzü Şekilleri:
1- Önemli Dağları: İlçenin kuzey ve güney istikametinde sıra dağlar ve bu dağları kesen derin vadiler mevcuttur. İlçenin kuzeyinde platolara da rastlanır. İlçenin en önemli dağları şunlardır. Akdağ 2342 m, Zamp Dağı 2745 m, Sarıbaba Tepesi 2605 m. ve Pancarlı Tepesi 2697 m.' dir. Horasan Tepesi 2842 metredir.
2- Akarsuları: Çoruh Nehri’nin bir kolu olan Oltu Çayı ilçemiz sınırları içerisinde doğu-batı istikametinde devam ederken tamamen ilçemiz sınırları içerisinde kaynağını alan ve ilçenin kuzey doğu istikametinden güneye doğru yol alarak Oltu Çayı’na kavuşan Alabalık Suyu ile Kızılçay akarsuları önemli akarsularındandır.
3- İklim ve Bitki Örtüsü: Doğu Anadolu ile Doğu Karadeniz iklimi arasında bir geçit iklimi hüküm sürmektedir. İlçenin rakımı yüksek kuzey kesimlerinde iklim oldukça serttir ve kar yağışı çokça görülmektedir. Bu kesimlerde kışları 2 metreye varan kar yağışları nadiren de olsa görülür. İlçe merkezi ile güney kesimleri de gayet ılıman bir iklime sahip olup, daha ziyade Doğu Karadeniz iklimi hüküm sürmektedir. Yağışlar daha ziyade yağmur şeklinde olmaktadır.
İlçenin ortalama yıllık yağış toplamı 350,6 m3' dür.
|
|
|
|